Flock Açık Kaynak Kodlu Web Browser
Flock, açık kaynak kodlu ve ücretsiz bir web tarayıcı programı. Mozilla üretimi bu tarayıcı ile Internet Explorer tahtına bir de farklı alandan bir saldırı geldi denebilir. Flock sosyal tarayıcı olarak adlandırılabilir. Flock ile blogunuzu rahatlıkla yönetebilir, sevdiğiniz parçaları ve fotoğrafları arkadaşlarınız ile kolaylıkla paylaşabilirsiniz. FaceBook, Photobucket, Piczo, Del.icio.us gibi web sitelerine kolay erişim ve hesap yönetimi de sağlıyor.
indirmek için web sayfasını ziyaret edin Flock
Dünyanın En Sevilen İçeceği
Kahve dünyanın en sevilen içeceklerinden birisidir. Çok kişi kahvenin harika bir lezzeti olduğunu ve nefis koktuğunu düşünür. Kahvede uyarıcı, yani vücudun etkinliğini arttırıcı bir madde olan kafein bulunur. Kahve bitkisi, güzel kokulu çiçekleri ve etli meyvesi olan bir çalı görünümündedir. Kahvenin içinde iki tohum ya da çekirdek bulunur. Daha sonra suyla karıştırılarak kaynatılıt ve kahve içeceği olarak ortaya çıkar. Kahve bitkisi sıcak hava ve en önemlisi bol yağış ister.
Bu yüzden yalnız tropikal bölgelerde yetişir. En az 60 farklı kahve bitkisi vardır. Ama bunlardan en çok tutulanlar Arabica ve Robusta türleridir.
Arabica’nın tadı ve aroması daha belirgindir. Orta ve Güney Amerika, Karayipler ve Endonezya’da yetişir. Bunlardan kolombiya kahvesi bütün dünyada ünlüdür.
Günümüzde kahve dünyanın en iyi içeceklerinden birisidir. Çalışırken verilen aralarda genellikle kahve içildiği için bu aralara “kahve molası” adı verilir. Bir çok insan güne bir fincan kahve ile başlar.
Videofon Almamak İçin 10 Neden !
Türk Telekom tarafından geçtiğimiz günlerde sunulan ve sabit hatlar üzerinden videolu görüşme imkanı sağlayan cihaz için akıllarda bazı soru işaretleri var. Türk Telekom Videofon, eğlenceli reklamlarıyla kullanıcıların ilgisini çekiyor. Ancak sunduğu hizmetleri biraz daha detaylı incelediğinizde, Cem Yılmaz’ı unutup bu kararınızdan vazgeçebilecek konuma gelebilirsiniz.
An itibarı ile cep telefonlarından bile görüntülü görüşme imkanı (3G) bulunmazken, Türk Telekom’un yerli çalışanlarla gerçekleştirdiği bu başarısını gölgelemek gibi bir niyetimizin olmadığını, servisi ilk duyuran ve Videofon’u ilk inceleyen site olduğumuzu hatırlatır, kullanıcıların çok daha iyi şartlarda bu hizmeti kullanması için bu eleştirileri okurlarımızla paylaştığımızı bildiririz.
Akıllarda soru işareti bırakan bazı hususlar.
1-İnternet Olması Gerekiyor
Videofon kullanmanız için sabit hattınızın olması yeterli değil. Bir de internet bağlantınızın olması gerekiyor. Yapılan videolu görüşmeler, internet üzerinden veri transferi ile gerçekleşiyor. Tıpkı MSN üzerinden yapılan videolu görüşme gibi. Tek fark, bilgisayarınıza ihtiyacınız yok.
2-Sabit Ücret
Cihazı sahip olmak için aylık 29 YTL sabit ücret ödemeniz gerekiyor. İnternet bağlantınızın da olması gerektiğini yazmıştık. Bir sabit ücret de (En az 29 YTL) internet bağlantısı için ödüyorsunuz. En kötü şartlarda, bu cihazı kullanmak için yaklaşık 60 YTL sadece sabit ücret cebinizden çıkıyor.
3-İnternet Yavaşlayacak
Videolu görüşme yaparken dakikada ortalama 1.125 Mbyte veri transferi gerçekleşiyor. ADSL hattında dakikada 1 MB’lık upload ve download işlemi, sizi web sitelerini gezemez hale getirecektir.
4-Kota Sorunu
Videofon hizmeti için bilgi almak istediğinizde, Türk Telekom’un resmi web sitesindeki sıkça sorulan sorular (S.S.S.) bölümünde bu kota sorununa değinilmiş. Dakikada 1.125 MB gerçekleşen veri indirme işlemi, kotanızdan harcandığı söyleniyor.
Telefon ile müşteri hizmetlerini aradığımızda ise bu veri transferinin kotadan yenmediği bildiriliyor. Eğer kotadan harcanıyorsa, 3000 dakika ücretsiz videolu görüşme gerçekleştiğinde 4 GB kotalı ADSL hesabı olan bir kullanıcı, internete hiç girmediği halde 3,5 GB kotasından harcamış olacak.
5-Yurtdışını Arayamıyorsunuz
Kurulan sistem, kapalı devre gibi çalışıyor. Yani siz, Almanya’da görüntülü telefona sahip olan akrabanızla videolu görüşme gerçekleştiremiyorsunuz.
6-Spam Yağmuru
Görüntülü telefona sahip olduğunuzda, sizi reklam yağmuruna tutmak isteyen firmalar olacaktır. Sözleşmede, bu hat üzerinden reklam almak istemiyorum gibi bir seçenek maalesef mevcut değil. TV reklamlarının bile gelen bir telefon üzerine ekranınızda oynadığını görmeniz an meselesi.
7-Yetersiz Cihaz Seçeneği
Evlerde ve iş yerlerinde kullanılan kablosuz telefonlarda olduğu gibi bu ürün için şu anda piyasada çok fazla seçenek bulunmuyor. Olan seçenekler de çok pahalı ve ödenen paranın hakkını veremeyecek nitelikteler.
8-Intranet Desteği Yok
Şirketiniz var ve her masaya bu telefondan aldınız diyelim. Çalışanlar, önceden olduğu gibi birbirlerini dahili hat üzerinden aradıkları zaman ücretsiz görüşmeleri videolu olarak gerçekleştiremeyecekler.
9-Görüntü Kalitesi
Telefon üzerinden yapılan görüşmelerin kalitesi, kullanıcıları memnun etmeyebilir. Bunun dışında, o anda internet hattınız meşgulse, videolu görüşmenizde de ses ve görüntü gecikmeleri gibi problemler yaşayabilirsiniz.
10-Güvenlik
Evde daha önceden sabit telefonları açabilecek kadar küçük yaşta olan çocukların, görüntülü telefonları kullanırken kötü amaçlı kişiler tarafından maddi manevi zarar görmemeleri, yapılan görüşmelerin kolayca kaydedilmesi gibi güvenlik konularında çok net açıklamalar henüz bulunmuyor.
Trojan Virüsleri Hakkında Bilmemiz Gereken Önemli Hususlar
Trojan (Truva atı); iki kısımdan oluşan ve bilgisayarları uzaktan kumanda etme amacıyla yazılmış programlardır.
Bu program sayesinde windows kullanmaya yeni başlayan bir insan bile bilgisayarınızda bir çok yetkiye sahip olabilir. Bu tip programlar genelde kendini hacker sanan insanlar tarafından kullanılıyor ancak gerçek hacker olupta bu trojanları kullanan insanlarda var fakat bu noktada olayın boyutu biraz değişiyor örneğin hackerlar Internetteki trojan bulaşmış tüm bilgisayarları (online olan) kullanarak büyük sitelere D.O.S attack yapıyorlar böylece bu sitelere erişimi uzun bir süre engelleyerek siteleri büyük zarara sokuyorlar.
Bu programların birinci kısmı uzaktaki bilgisayarı kontrol etmeye yararken diger kısmı ise uzaktan yönetilecek bilgisayarla kontrol kısmı arasında bağlantı kurmasını sağlayacak açıklık yaratır.Yani bizim problemimiz trojan programının bilgisayarımızda açık port bırakan kısmıyla ilgilidir.
TROJANLARIN BİLGİSAYARIMIZA BULAŞMASINI ENGELLEMEK
Öncelikle hiç bir trojan siz izin vermediğiniz takdirde sizin bilgisayarınızda çalışmaz yani sizin tanımadığınız kişilerden gelen hiç bir dosyayı almayın böylece trojanlardan kurtulmuş olursunuz. Fakat genelde trojan programları istenilen herhangi bir programın içerisine bulaştırılabildiği için siz farkında olmadan herhangi bir yerden yüklediğiniz program içinde bilgisayarınıza trojan almış olabilirsiniz bunu engellemenin en iyi yolu antivirus programları kullanmaktan geçiyor.
Örneğin AVP programıyla bilgisayarınıza bulaşan hem virusleri hemde trojanları engelleyebilirsiniz. Özet olarak tanımadığınız kişilerden (genelde irc ortamında) herhangi bir dosya almayarak (özellikle sonu .ini ve .exe olarak biten dosyaları) ve de kaliteli bir antivirus programı ve firewall programı kurarak trojan tehlikesini büyük ölçüde atlatmış olursunuz. NOT: Antivirus programları genelde yeni çıkan trojan ve virusleri tanımazlar.Bu yüzden kurduğunuz antivirus programının web sayfasını düzenli olarak ziyaret edip programınızı update etmeyi unutmayın.
BİLGİSAYARDA TROJAN OLUP OLMADIĞINI ANLAMAK
Bunu anlamanın bir çok yolu var. Örneğin: Bilgisayarımızda Kontrolumuz Dışında Çalışmalar Oluyorsa: Internetteyken siz herhangi bir işlem yapmamanıza rağmen bilgisayarınız bir şeyler yüklemeye devam ediyor, cd kapağınız açılıp kapanıyor, mouseunuzun isteğinizin dışında hareket ediyor, ekranınıza resim veya yazılar geliyorsa.. Yani bilgisayarınızda sizin kontrolünüz dışında herhangi bir olay gerçekleşiyorsa bilgisayranızda trojan vardır diyebiliriz ama yinede bu kesindir diye bir yargı verilemez. Anti Trojan Programı kullanmak: Bir anti trojan programıyla bilgisayarınızı scan ederek bilgisayarımızdaki trojanları bulabiliriz ancak genelde yeni çıkan trojanlar genelde bu tip programlarla bulunamıyor bu yüzden sürekli olarak programı resmi web sayfasından update etmekte yarar var. Bilgisayarımızda başlat (start) tuşundan programlar (programs) oradanda başlangıç (startup) tuşuna bastığımız zaman bilgisayarımızın açılışıyla birlikte çalısan programları görürüz eğer burda bizim kurmadığımız herhangi bir program varsa bu program bir trojan olabilir. Diğer ve en kesin yöntemlerden birisi ise dos moduna geçip komut satırında ntstat -a yazmaktır bu komut sizin bilgisayarınız internette kimlerle hangi porta bağlı olduğunu gösterir eğer bu program bilgisayarınızda çalışmıyorsa herhangi bir problem yok eğer örneğin 0.0.0.0:12345 gibi bir sonuç veriyorsa bilgisayarınızda netbus isimli bir trojan vardır. Bunu nerden anladın diyorsanız trojanlar bilgisayarımıza bağlanmak için bilgisayarımızda ki portları kullanırlar trojanlar arasından netbus ise bilgisayraımıza bağlanmak için 12345 portunu kullanır. Bunun gibi daha birçok port üzerinden çalışan trojanlarla karşılaşmak mümkündür


